ADP Says U.S. Companies Decreased Payrolls by 371,000

Companies in the U.S. cut fewer jobs in July as the worst recession since the Great Depression eased, a private report based on payroll data showed today.

The estimated 371,000 drop, higher than economists forecast, followed a revised 463,000 drop the prior month, figures from ADP Employer Services showed today.

Stabilization in housing and manufacturing and help from the federal stimulus effort will usher economic growth this quarter, economists say. Consumer spending, which accounts for 70 percent of the economy, may be slow to gain speed as home prices fall, wages stagnate and unemployment climbs. Continue reading ADP Says U.S. Companies Decreased Payrolls by 371,000

Recent Comments:

Condé Nast Portfolio kapanmış

Geçtiğimiz yıl Webrazzi’nin kurucusu Arda Kutsal tarafından bir dergi ile tanıştırıldım: Condé Nast Portfolio. Piyasada gezen ekonomi dergilerinden farklı bir yapısı vardı. Heyecanla beklediğim çok kaliteli bir dergiydi.

Mayıs sayısını bayilerde görmeyince biraz üzüldüm. Dağıtımında bir hata vardır diye düşündüm. Konuştuğum kitabevleri de derginin satıldığını söylediler. Bu kadar talep olması beni hem sevindirdi hem de şaşırttı. Ancak geçtiğimiz günlerde kötü haberi aldım. Meğer dergimiz kapatılmış. Derginin bende yaklaşık olarak 7 kopyası mevcut ve içlerinde eskimeyecek yazılar var. Bu yazılardan sık sık size alıntılayacağım. İşin garibi bana derginin kapandığını söyleyen kişi yine Arda Kutsal. Continue reading Condé Nast Portfolio kapanmış

Elano hoşgeldi

Sabah Elano’nun Galatasaray ile anlaştığını ve imza için Cuma günü Türkiye’ye geldiğini okudum. Bir Galatasaraylı olarak gerçekten mutlu oldum. Elano’nun yeteneği tartışılmaz.

Lincoln ilk imzayı attığı zaman, kendisi için “Alex’in koşanı” demişlerdi. Bence Elano da Lincoln’ün koşanı olarak adlandırılabilir. Ancak Lincoln’den çok daha fazla bir oyuncu olduğu rahatlıkla söylenebilir. Elano’nun AC Milan, Juventus ve hatta Inter’in elinden alındığına dair dedikodular da ortalarda dönüyor. Tabi insan neye nasıl inanacak bu ortamlarda belli olmuyor. Continue reading Elano hoşgeldi

Artık bir Wal-Mart hissedarıyım

Uzun zamandır Türk borsalarında işlem yaptım. Yaklaşık bir buçuk senedir de yurtdışı vadeli piyasalarında aktif bir şekilde işlem yapıyorum. Ama hiç yabancı bir hisse senedi alacağım aklıma gelmezdi. 20 Temmuz’da 48,39 dolardan cüzi miktarda Wal-Mart hissesi aldım. Artık Wal-Mart ortağıyım.

12 Temmuz’da bilanço açıklayacaklar. Özellikle krizin ilk aylarında sağlam durdu ve hatta krizden karlı bile çıktı. Hep beklentilerin üzerinde rakamlar açıkladı. Şimdi kriz öncesi fiyat seviyelerine düştü. Ben de bir fırsat gördüm ve aldım. En az bir ay elimde tutmayı düşünüyorum. Bugün itibari ile 49,75 seviyelerinden işlem görüyor. Az da olsa bir kazanç var ama ne olacağı belli olmaz. Wal-Mart ile ilgili gelişmeleri ve pozisyonumu paylaşmaya devam edeceğim.

Ben kimim? Eylül vadeli baba

Aslında kim olduğumun pek önemi yok ama genelde insanlar hem yazarı merak edebilirler hem de bloglarda bu genel geçer bir kuraldır. Yazarlar kendilerinden biraz bahsederler. Zamanla benim kim olduğum ortaya çıkacaktır. Zaten beni tanıyanlar, kim olduğumu bir iki yazıdan sonra hemen anlayacaklardır. Beni tanımayanlar için ise ha Kemal olmuşum ha Ayşe olmuşum zaten hiç birşey ifade etmeyecektir.

Ben bir finans ve risk yönetimi meraklısı, yatırım ve girişim heveslisi biriyim. Galatasaray Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümünü bitirdim( Ben girdiğimde ismi böyleydi, şimdi Uluslararası İlişkler ve Kamu Yönetimi olarak geçiyor). Görüldüğü üzere merakım ile okuduğum bölüm arasında hiç bir bağlantı yok ama aslında öyle de değil. Bölümüm eğer faydalanmasını bilirseniz çok sağlam bir düşünce sistemi ve bakış açısı kazandıracak nitelikte. Ama eğer faydalanmazsanız, gerçekten boş bir bölüm.

Kitap okumayı severim, yabancı dizilere merakım çok fazladır. Bir ara haftada 22 dizi filan izlediğimi saymıştım. Tarihe meraklıyımdır. Futbol ve basketbol ile yakından ilgiliyim. Bu blogda bol bol spor da yazacakmışım gibi geliyor.

Şu anda kardeşim ile birlikte kurduğumuz şirketimizde çalışıyorum. Çeşitli yatırımlar yapıyoruz. Geçtiğim ekim ayında evlendim ve çok yakında da baba oluyorum. Eylül vadeli bir babayım yani. Kendimi kısaca böyle anlatabilirim herhalde. Konu geldikçe kendim hakkında daha detaylara da girerim.

Aslında hepimiz Vobcuyuz ve mışıl mışıl uyumak istiyoruz

VOB. Vadeli İşlemler ve Opsiyon Borsası’nın kısaltılmış hali olan ve Türkiye’de vadeli işlem kontratlarının alınıp satıldığı borsanın kısaltılmış hali. 2005 yılında kurulan ve çok hızlı büyüyen, asıl amacı insanların gelecek risklerini, bu riskleri almak isteyenlere sattıkları bir borsa olan ancak kaldıraç mantığı dolayısı ile çok büyük kazanç (aynı ölçüde kayıp) imkanları sunduğu için genellikle spekülatif işlemlerin yoğun yapıldığı bir platform. Şu anda dünyanın en hızlı büyüyen türev borsası.

Türkiye’de IMKB’nin açılması 1983 yılında gerçekleşmiştir. Dünya standartlarına göre bir hayli geç. Ancak vadeli işlemler borsasının hayata geçirilmesi ise IMKB’ye kıyasla çok daha geç kalmıştır. Bu blogda uzun uzun VOB’u konuşacağız, tartışacağız. Ancak başlarken, VOB’u ileri vadeli işlemlerde oluşabilecek risklerin belli fiyat farkları ile alıcı veya satıcılara transfer edilmesi olarak özetleyebiliriz.

Türkiye’de gerçek anlamda derinliği olan iki kontrattan söz edebiliriz: IMKB 30 ve Dolar kontratları. Ancak dünyada aklınıza gelebilecek tüm ürünlerin ve hatta hava durumunun bile kontratları alınıp satılıyor. Hatta finans tarihinde ilk ciddi krizlerden biri, sanılanın aksine bir vadeli işlem borası krizidir ve Hollanda’da vadeli lale fiyatlarında gerçekleşen aşırı şişme sonucu ortaya çıkmıştır. Düşünebiliyor musunuz? Sonbahar vadeli lale soğanı…  Lale krizi çok ilginç ve şaşırtıcıdır ancak bu hikayeyi, başka bir yazıya bırakalım.
Bizler pek farkında değiliz ama hayatımızın her adımında zımni bir vadeli işlem kontratına imza atmış olabiliriz. Evimiz için aldığımız kredi, aslında kredi vadesi kadar kontrat imzaladığımız anlamına da gelmektedir. Ev almasak da kiraladığımız zaman da bir vadeli işlem kontratının altına girmiş olmaktayız. Nasıl mı? Yukarıda ne demiştik? Vadeli işlemler aslında basit anlamı ile risklerin transferi ya da paylaşılmasıdır. Bu durumda ne gibi riskler olabilir? Bildiğimiz gibi kira fiyatları oynaktır. Türkiye’de endeksler tam sağlıklı olarak yayınlanmasa da, örneğin 1000 tl’ye kiraladığımız bir evin piyasa fiyatı bir ay 850 olabilirken bir ay da 1150’ye kadar çıkabilir (%15lik dalgalanmalar çok nadir görülse de…) O halde evsahibi ve kiracı, hesaplarını kitaplarını bilen ve buna göre harcamalarını düzenlemek, bütçelerini oluşturmak isteyen rasyonel şahıslar olarak, fiyatlardaki dalgalanma riskine maruz kalmak istemezeler ve 1000 tl sabit kira üzerinden bir yıllık bir anlaşma imzalarlar.

Bu kontrattan bir taraf elbette karlı çıkacaktır. Fiyatlar artarsa, kiracı değerli bir malı ucuza kapatmış olacak, fiyatlar düşerse de mal sahibi evinin değerinden fazla kira geliri elde edecektir. Ancak vadeli işlemlerde, spekülasyon yapmıyorsak eğer asil niyetimiz kar etmek değil. Burada kontrata imza atan iki taraf da kendini olası piyasa hareketlerinden korumuş olmakta yani bir anlamda risklerini satmış olmaktalar. Yani yatarken mışıl mışıl uyuyabilirler. Vadeli işlemin özü budur. Mışıl mışıl uyumak…

Ben bu blogda vadeli işlemler dünyasında, finans tarihinde, risk analizinde, yatırım yönetiminde, biraz spekülasyon nehrinde, biraz da ululararası politika ve spor sularında gezinti yapacağım. Büyük ihtimalle Türkiye’de başka yerde okuyamayacağınız bir çok şeyi burada bulabileceksiniz. Peki ben mi kimim? Bir sonraki yazıda az da olsa bu konuya değinelim.

Hareketli ülke sınırlarına merhaba

Bir zamanlar sınırlar ordular tarafından zorla değiştirilirdi. Şimdi ise çok başka şekilde değişiyor. Küresel ısınma, ülkeler arasındaki siyasi sınırlarda da etkisini göstermeye başladı. Küresel ısınma sonucunda eriyen ya da yer değiştiren buzul kütleleri, bu kütleleri sınır olarak kabul etmiş ülkeler arasında sınırların hareketli olmasına sebep oluyor.

İsviçre ve İtalya arasındaki sınırın bir bölümü Alpler’deki Monte Rosa buzulundan geçer ve bu buzul iki ülke arasında sınır olarak kabul ediliyor. Ancak son dönemdeki erimeler ve kaymalardan dolayı bazı bölümlerde sınır 10 metreye yaklaşan oynamalar gerçekleştirdi.Önümüzdeki günlerde İsviçre ve İtalya’nın aralarında yeni bir sınır anlaşmasına imza atması ve mevcut sınırların yeniden düzenlenmesine gidilmesi bekleniyor.

İtalya, daha önce bu konu ile ilgili Avusturya ile “hareketli sınır” konseptini hayata geçiren bir anlaşma imzalamıştı.

Sonunda yeni bir Dan Brown: Kayıp Sembol (The Lost Symbol)

Da Vinci’nin Şifresi kitabının yazarı Dan Brown’ın merakla beklenen yeni kitabının 15 Eylül’den itibaren kitapçılarda yerini alacağı açıklandı. “Kayıp Sembol” ( The Lost Symbol) ismindeki kitabın büyük bir satış rakamına ulaşacağı ve yayımcılar ile kitapevlerini çok memnun edeceği şimdiden konuşuluyor. Kitabın bilgilerine buradan ulaşabilirsiniz.

Dan Brown’ın ismini duyuran Da Vinci’nin Şifresi adlı kitabı dünya çapında 81 milyon kopya satma başarısına ulaşmıştı.ABD’nin ünlü kitapevlerinden Barnes & Nobles şimdiden erken sipariş almaya başladı. Diğer yayınevleri de kendi çıkaracakları kitaplarını satış kaybı yaşamasın diye ertelemeye başladılar.

Söylentilere göre Dan Brown, kitabın yazımında ciddi sıkıntılar yaşadı. Özellikle Da Vinci’nin Şifresi kitabının başarısını yakalayamama korkusu sebebi ile büyük baskı yaşayan Dan Brown’ın kitabın çıkış tarihini sürekli olarak ertelettiği haberleri daha önce çıkmıştı.

Dan Brown’ın esas başarısının kaynağı olan Da Vinci’nin Şifresi aslında serisinin ikinci kitabı. Serinin ilk kitabı ise Melekler ve Şeytanlar. Kayıp Sembol ise serinin üçüncü kitabı olacak.

Kitabın konusu ise tam netleşmese de, Amerikan masonları ile ilgili olay yaratacak gizemler, iddialar ve entrikalar içerdiği dilden dile dolaşıyor.

Heyecanla bekliyoruz.